Büyük Millet Meclisi’nde Radyo bahsi

Dikkat ettiniz mi? Meclis Bütçe Komisyonu’nda Basın Yayın Bütçesi konuşulurken siyasi hususlarda ne kadar tenkitler yapıldı? Ne acı konuşmalarla bütçe didiklendi. Hatta, bu arada yarım milyon liralık kısıntı yapıldığını da duymuş ve gazetelerden öğrenmiş bulunuyoruz. Fakat radyolarımızda Başvekil’in nutkunun üç saat tuttuğunu ileri sürerek hassasiyetlerini, nutku saate vurarak izhar eden muhalefet gibi, bu görüşe demokratik Radyo müessesesinde bulunması gereken gayri siyasilik veya siyasi bir tarafsızlık bakımından cevap vermesi gerekirken teferruat sayılacak görüşlerle ve polemikle mukabele eden iktidar mensuplarından hiç biri, Radyolarımızın sanat, kültür, eğitim, musiki hizmetleri bakımından gereken en küçük bir tenkit ve irşada yanaşmadı. 

Radyolarımızda iki ayrı medeniyetin mahsulü olana musiki muarazasının bir kompozisyona ulaşabilmesi Türk musikisinin söz sahiplerinden mürekkep bir şura teşkili, askeri bando mızıkalarıyla verilecek konserlerin tezyidi, program adı altında icrâ-yı lugbiyata gidilmemesi, bir mevzuya yapışarak okul öğrencilerine ders verir gibi konferans serilerine devam edilmemesi ve Türkçe edebiyat bakımından bilaistisna bütün solistlerimizde mevcut cehalet bilgi noksanına bir tek kişi Allah rızası için dokunmamıştır. 

Efendiler! Türk musikisi sesli ve dini bir gelenekle başlamıştır. Yarı yarıya prozodi, edebiyattır. En tepesindekiyle eteklerinde gezinen ne kadar solist varsa bütün bu insanlar, kendilerine işin bu insanlar, kendilerine işin bu cephesi mecburi olarak öğretilmediği için günahsız olan bu insanlar, feci bir cehl içindedirler. 

Efendiler! Radyolarımızda yirmi beş senedir icra edilen Batı müziği emisyonları, bu müziği sevdirir bir terkip anlayışına ulaşamamıştır. Dede Efendi ile “Ey güzel İstanbul”un malum kalitesi arasında, kudüm ve daire ile darbuka ve dümbelek arasında nasıl bir karara varacağını bilemeyen zavallı Türk musikisi, Ulunay‘ın büyük dedesinden müntekil başı harmaniyeli eserlerle sokak zamparalarına tercüman olan pis şarkıların orta yerinde bir kaideye bile henüz oturmamıştır. 

Efendiler! Kitabî, ilmî veya ansiklopedik, fakat muhakkak ki ilham kaynağı naklî olan bir sürü bayatlamış konferanslarla radyolarımız düşman istilasına müşabih bir istila altındadır. Benim bildiğim bir konferansçı mesela iki senedir yazılmış bir edebiyat kitabının hâlâ ortasına gelememiştir. Bütün bunlar ve buna benzer davaların bir tekine olsun dokunan ve komisyonlarda bunu mevzu yapan milletvekiline rastlamamışsak buna pek fazla şaşmıyoruz. Zira o taraflarda şimdi iyi anlıyoruz ki yegâne ihtisas mevzuu siyaset ve kırılan yegâne koz yine siyasettir. 


Şardağ, R. (1956, Ocak 25). Büyük Millet Meclisi’nde Radyo bahsi. Radyo Gazetesi, s. 1, 6. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın