Ankara’da toplanan istişarî mahiyetteki toplantıdan şimdilik ümitli dönmüş bulunuyoruz.
Muhterem Refik Ahmet Bey‘in Basın Yayın’ın görüşlerini taktim ile başlayan toplantıda İstanbul ve Ankara’nın Radyo üzerinde görüşleri bulunan fikir ve yazı alemi mensuplarından kimseler de mevcuttu. Konuşulanların hemen hepsi şayan-ı dikkat bir yakınlıkla birbirlerini tamamlıyordu. Tam kırk dakika süren şahsî görüşlerimizin heyete katılan diğer mümtaz arkadaşların görüşleriyle de uygunluk halinde bulunmasında duyduğum sevinci şurada belirtmek isterken hocam Cevat Memduh Altar‘ın (Güzel Sanatlar Umum Müdürü) bir aralık, dozu kaçırarak bütün Türk sazlarının hiçbiriyle yeni Türk musikisi icra edilemeyeceğinden bahsetmesi, sağımda bulunan Münir Nurettin başta olmak üzere aksi tezdeki görüşleri hemen harekete geçirmişti. Usul hakkında aldığım bir sözle mevzunun akademik bir manakaşaya götürüleceğini, sayın hocamın bu görüşünün aksini savunun kıymetlerin de aramıza karışmasıyla ancak bu bahsin münakaşa edileceğini, bunun ise başka bir güne bırakmamızın isabetli olacağını söyledim.
Refik Ahmet Bey‘in yerinde yaptığı çıkıntısı yumuşak bir ikazla heyet bu münakaşaya girmekten sarf-ı nazar etti. Heyetin Radyoların mes’ullerine empoze ettiği görüşleri özetleyelim:
1. Radyolarımızda okunan eserlerin notaları yanlıştır; birbirini tutmuyor. Bu işte sıhhati ve aslı tespit etmek.
2. Okunan eserlerin teşkil ettiği repertuvar iki çirkin hücuma maruz kalıyor: Bunlardan biri kalitesiz arabesk, piyasa ve çiganesk eserlerin araya sokulup haysiyetli eserlere leke sürmesi, diğeri de bazı radyo müzik heyetleri arasında bulunup da kendisine, kendisinden müntakil salahiyet taşıyan kimselerin musikimizi yeni istikametlere götürecek beste ve sair eserlere karşı düşmanlık beslemeleri ve bunları programdan çıkarmaları. Dede Efendi’nin kendi kendine yepyeni bir formda “Kâr” uydurup buna “Yeni Kâr” manasına “Kâr-ı Nev” dediği bu vakıa için bizim bu muhafazakâr ve mürteci görüşte sabit kalıp Türk musikisinin çok sesli bir geleceğe, çok sazlı ve yeni enstrümanlarla takviyeli bir imkâna açılmasını engellememizin bundan sonra önüne geçilmesi.
3. Söz yayınlarını daha kıyafetli elemanlarla takviye etmek ve bu salahiyeti musikimizi kepaze eden aşağılık güftelerin istilâsından kurtarmak. Temsil edilecek eserler için tanınmış edip ve tiyatrocuların desteğine başvurmak. Konferansiyelerde salahiyet aramak.
Bu istişarî heyeti sık sık ve her yeni teşebbüste toplantıya çağırmak.
Toplantıdan şimdilik ümitle dönüyoruz.
Şardağ, R. (1956, Şubat 22). Şimdilik ümitle döndük. Radyo Gazetesi, s. 1, 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler…

