Neclâ İz’ler mizler varken..

İstanbul’dan gelen bir kafilenin İzmir’de verdiği son bir konserde hususiyle Neclâ İz‘i merak etmiştim. Ahmet Üstün‘ün eşi iken bir türlü sesi hakkında kimsenin bir şey bilmediği bu hanıma rivayete göre kabinedeki vekillerden sayın bir zat da dahil çokları değer veriyormuş. Konserde onu sahnede görünce Allah nazardan saklasın, güzelce bir hanım, ehline göre eli yüzü düzgün, hatları muntazam bir bedenin sahibi bulunduğunu anladım. Konser salonunu Beyoğlu’nun meşhur konsomasyonlu gazinolarından biri zannedercesine ara sıra, öteye beriye gülüşler, bakışlar fırlatmasına rağmen sevimliliği söz götürmezdi. 

Fakat konser başladı. Ama Yarabbi, ben hiç bir acayip sesli mahlukta bu türlü soğuk, yabancı ve garip ses dinlemediğimi söyleyebilirim. Girişlerde birkaç ses düşmesi ve falso, yükselişlerde, acayip sesli bir mukallitin tıpkısı bir ses. Zaman zaman gazetecilerin sorularına, sahneye prensip olarak çıkmayacaklarını söyleyen erkek sanatkârlarımız adına müdahil avukat gibi haydi ben söze karışayım: Hayır dostlarımız! Alâeddinler, İrfanlar, Birtanlar, Ahmet Çağanlar, Muzaffer İlkarlar, Emin Gündüzler ve daha pek çok güzel ve mahsus sesli erkek solistlerimiz sahneye çıkmıyorlar, çok seyrek çıkıyorlar ve asla çıkmayacaklarını söylüyorlarsa buna inanmayın. Onların izzet-i nefisleri “Ne yapalım sesi berbat yüzü güzel hanımlar bizden çok alkışlandıkça kırılmış haysiyetimizle hangi dinleyiciye hangi sanatı icra edeceğiz” diye hakikati söylemeye elbette manidir. 

Hiç şüphe yok ki Safiye Ayla, Nevin Demirdöven, Mefharet Yıldırım, Sabite Tur gibi aynı zamanda sanatları da yüksek kadın sanatkârlarımız da yok değildir. Fakat sıfır sesle bütün parsayı toplayan şunlar bunlar mevcut oldukça, Türk musikisini üstün kalitede icra eden erkek sanatkârlarımız veya sahne için çok cazip bir güzelliği bulunmayan kadın sanatkârlarımızdan halkımız özlü sanat mahsullerini dinleyemeyecektir. 

Musiki seviyemiz ve terbiyemiz bakımından en hazin, ne düşündürücü bir husustur bu!


Şardağ, R. (1956, Mart 22). Neclâ İz’ler mizler varken.. Radyo Gazetesi, s. 1, 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın