Mümtaziyet dolu bir radyo

İstanbul Radyosundaki tetkiklerimizi bitirirken onun sinesinde yaşayan, kendileriyle fahredeceğimiz kıymetleri bu sütunda yad etmek, yazılarındaki acılık dozu pek fazla olan bizim gibi bir insan ayrı bir zevk olacaktır. 

Bu Radyoda, Münir Nurettin ve korosu mevcuttur. Münir gözümüzün bebeği solistimiz, en değerli meşk hocamız, sesi ile başarı ağacının dallarına tırmanırken unutulmaya mahkum nicelerine rağmen, sanatı ile bu memlekette çeyrek asır bir sevgi çalkantısı yapmış olan yegâne solistik dehamızdır. Böyle bir insanın İstanbul Radyosu müzik heyetinde bulunması demek klasik terbiyenin o radyoda en haysiyetli makamında oturması demektir. Yeni yetişenlere kazandırdığı kaliteli, pürüzsüz okuma irtifaı, yine onun hizmetlerinden birini teşkil etmektedir. İşte bu değerli dost tarafından Radyomuzda verilen, senfonik koral konserleri bu sebeple müstesna bir hususiyet arz etmektedir. Yalnız şunu hemen haber verelim ki Münir Nurettin  çapında bir ses dehasının yanında kim bulunursa bulunsun gölge veya zayıf bir fon olmaktan ileriye gidemeyecektir. Bu sebeple insanın bir sual soracağı geliyor: Baklavanın ikram edildiği bir ziyafette, misafirlere ağız tadı için birer akide şekeri yedirmeye kalkmak lüzumsuz değil midir? Üstat talebelerin korosuna bizce ya karışmamalı, onları bize keyfiyetce not almaları için arz etmeli veya kendisini kana kana dinlememize müsaade etmelidir. Bütün bunlara rağmen milyonların bu koroyu zevkle takip ettiğine kendisini dirhem dirhem sunan üstadın bu konserlerine sabırsız ve müştak olduklarına eminiz. 

İstanbul Radyosunda Mesut Cemil dostumun ihtira beratına, Nuri Halil merhumun da perde arkası gayret mahsullerine dayanarak tatbik edilmekte olan bir klasik Türk müziği var ki halen bu topluluğu, idareci ve şefliğini genç yaşında ağabeylerine ispat etmiş bulunan Dr. Nevat Atlığ, diğer korolarında olduğu gibi liyakatle, aşırı bir hassasiyetle idare etmektedir. İnsanlığı ve efendiliğine hayran olduğumuz bu arkadaşın yanından Emin Ongan, adındaki muhterem bir muallimin idare ettiği Üsküdar Musiki Cemiyeti topluluğu var.

Bir çok şehirde maalesef kalitesiz icrakârlarla mevcudiyeti dahi fark edilmeyen Türk müziği cemiyetleri içinde Üsküdar’ın Lem’i Atlı‘lar Ata Bey‘ler zamanından beri vakur bir musiki hayatı idame etme sebeplerinin başında, işte Emin Ongan gibi layık, taktire değer, bilgili ve idealist kimselerin bulunması yer alıyor. 

Bir muntazam su sesi gibi ruhlara akan bu cemiyetin korosunu amatör bir musiki meraklısı gözüyle zevkle dinlerken, Üsküdar’da büyüyüp yetişmiş hatıralarını orada tekzif etmiş sevdiklerini orada toprağa vermiş bir insan olduğum için bu koro ile ve onun aziz olası başı ile ayrıca iftihar ediyorum. 

İstanbul Radyosunun topluluklarına devam edeceğiz. 


Şardağ, R. (1956, Ağustos 22). Mümtaziyet dolu bir radyo. Radyo Gazetesi, s. 1, 4.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın