Sayın Dr. Sarol’a bir mektup daha

Musiki bakımından kurulan, Ankara’da hemen hemen Suphi Ziya Bey‘in gayr-ı kâfi otorite ve salahiyetine terk edilmiş bulunan heyetinin, polemiği bir türlü ortadan kaldıramadığı Radyolarımızda hususiyle Türk müziği bakımından çeşitli hücumların yapılmakta olduğu bir vakıadır. Sayın Baykan dostuma not ettirdiğim ve alâkasını çektiğim teşebbüsün -enerjik elinizle- zamanınızda olsun halledilmedikçe başınızın dinç olması, bizim çirkinliğe isyan eden vicdanlarımızın susması mümkün değildir. En kısa zamanda bir musiki şurası, Türkiye çapındaki çeşitli kıymetlerle aktedilecek bir Türk musikisi kongresi toplanmasıyla akl-ı selim sahiplerinin, sadece kendi zevkini hakim kılmak istemeyen olgun insanların bütün tenkit ve muhalefetleri susacaktır. 

Ama buna rağmen Sayın Ulunay gibi Türk musikisinin tekâmül yoluna büyük babasının harmaniyesini örtmeye çalışan, mazinin sanatını dahi hakkı ile anlamamış kimselerin menfi hücumları devam edecektir. Fakat bir Sadettin Arel, Sadettin Kaynak, Münir Nurettin, Şerif Muhiddin, Mesut Cemil, Laika Karabey, Zeki Arif, Yahya Kemal gibi kıymetlerin bir arada toplanacağı, Sadettin Arel ile Sadettin Kaynak‘ın behemehal içinde bulunacağı bir heyet, bir takım talebe guruplarının, görüş sahiplerinin ayrı zevk ehlinin de öncülerinden ibaret olacağına göre ortalama bir hükme varabilecek bestelerin tefrik ve seçimi, sesleri sınıflandırmada metodik bir kıstas ve esas, çok sesliliğe doğru atılacak adımlar hakkında o temel prensiplere varılabilecektir. Bu arada problemlerin bakanlık veya umum müdürlüğünüzce verilmesi, işin dağınıklığa sürüklenmemesi bakımından çok lüzumludur. 

Aziz vekilim

Bu işe bir himmet buyurun. Bunu sizden istirham ediyorum. Ne babalarımızdan kalma teknikle, ne Avrupa’dan aşılanacak ruhla kalkınamayacak ve işte kalkınamamış bulunan aslında Anadolu türküleriyle klasik formdaki eserlerinde bir hayli tadılacak öz olmasına rağmen kösteklenmiş, olduğu yerde sayan, cihan musikisi safına çıkmayan musikimizin kaderini bu toplantıda tayin edemezsek bile, hiç olmazsa Radyolarımızda Türk müziğinin veriliş şekli ve onun bütün meseleleriyle alakalı nihai ve mütevassıt kararlara ulaşmak mümkün olur. Yarım asırdan beridir bestekar ve üstat İsmail Hakkı Bey, Merhum Yekta Bey, Musa Süreyya Bey, Dr. Suphi Ezgi, Üstat Sadettin Arel, İ. Hakkı Bey’in oğlu üstat Ahmet Aksoy ve Ankara’da kabiliyetli bir genç olan kendi kendine takım cesaretiyle teşebbüslere girişen Mithat Akaltan, Erdoğan Çaplı gibi kimseler musikimiz üzerine yazmış, bir şeyler yapmışlar, himmet göstermiş, iddia etmişler veya himmet etmekte, iddiada bulunmakta devam ediyorlar. 

Mesela bunlardan biri yaşlanmış. Yorgun düşmüş olmasına rağmen Sadettin Arel, kendisinden çok zayıf kimseler tarafından eminim ki ve yazıklar olsun ki size çürütülmektedir. Bu heyeti, Türk musikisinde inkılap yollarına sapacak olan bu heyeti toplayınız. Basın Yayın’dan ne dün, ne bu gün bir menfaat beklememiş ve asla beklemeyecek olan bu fakire şu teşebbüsün gerçekleşmesi halinde düşecek tek mükafat sevincinden şapkasını havaya atmak olacaktır. Bu arada size ve Basın Yayın Umum Müdürü’ne öyle bir mükafat verilecektir ki dünya yüzünde bundan daha derin ve engin bir mükafat olamaz. Bu da efkâr-ı umumiyenin bir hitabından ibarettir. Allah razı olsun!

Sağ olursam, haftaya devam edeceğim efendim..


Şardağ, R. (1955, Ocak 19). Sayın Dr. Sarol’a bir mektup daha. Radyo Gazetesi, s. 1, 5. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın