Basın Yayın’ın tek isabeti

Radyo müdürlerinin değiştirilmesi ile alakalı olarak Basın Yayın Umum Müdürlüğü’nce alınan kararı biliyorsunuz. Ankara Radyosu müdürü Münir Müeyyet terfian da olsa başarı gösterdiği bir vazifeden alınmış, Haberler Dairesi Müdürlüğüne getirilmiştir. İzmir Radyosu Müdürü tenzilen İstanbul Radyosu Program Müdürlüğüne tayin edilmiş, Hikmet Münir Ebcioğlu da Radyomuz müdürlüğüne tayin edilmiş. Bu tayinlerin biri müstesna hepsinin isabetsiz olduğunu daha önceki sayımızda bildirmiştik. Nitekim Demiriz hakkındaki kararından geri dönen Sayın Sarol, bunu Ankara’ya bildirmiştir. Fakat tayinlerde tek isabetli bulduğumuz olay, Hikmet Münir‘in kadrini bilişimiz, Basın Yayın’ın Radyoculuk alanında en ileri bir kıymeti olduğunu nihayet anlayışımızdır. Radyo hizmetine hayatiyet dolu fasih konuşmasıyla spiker olarak başlayan bu eski fıkracı, röportajcı ve tam manasıyla kronikçi arkadaşımız muharrir Hikmet Münir‘in vakıf olduğu İngiliz dili sayesinde yeni dünyadaki Radyo kainatına nüfuz etmesi onu kısa zamanda baş spiker ve Ankara’ya program müdürü yapmış. Burada dinamik zekasının buluşları ile dikkati çeken arkadaşımız kısa zamanda particilik gibi kendisinin müstakil şahsiyetine yaraşmayan bir sıfatla jurnallenerek başka bir göreve nakledilmiş o da istifa ederek İstanbul’a tekrar gazetecilik mesleğine dönmüştür. Burada günlük bir gazetede ilk defa Radyo ile alakalı bir sütun açan Hikmet‘i derhal öteki gazeteler taklide başlamışlardır. 

Tam bu sarada büyük Ata’mızın Anıtkabir’e tevdi ile alakalı dünya çapında bir hadisenin zuhurunu ve bu münasebetle sağa sola bakınırken yeniden Hikmet Münir‘e rücu edildiğini görüyoruz. Ankara Radyosuna tekrar davet edilen Hikmet Münir yeniden program müdürlüğüne getirilmiştir ve kendisine o muhteşem merasimin zevk ve idaresi tevdi edilmiştir. En iyi spikerin devlet tiyatrosu sanatkârı olabileceğini de düşünen bu ileri görüşlü dost, sekiz spiker ve bir kaç aktörün de katıldığı bir takdimci ve anonsçu kitlesini, her lâhza, Ata ikliminin zengin varyasyonlarına intikal edecek bir zenginlik ve renklilik içinde organize etmiş, başarısı ile herkesi hayran ve fakat çalıştığı çevredeki bazı insanları korkutmuştur. Program müdürlüğünden ilk ayrıldığı günlerde nasıl onun başarısından ürken, aslında hiç bir yaratma gücü olmayan insanlar tarafından hançerlenmişse, bu değerli arkadaş Devlet Bakanlığı’na Sayın Mükerrem Sarol‘un getirilişini müteakip yine tezvir yolu ile gözden düşürülmek istenmiştir. Radyolar hakkında çok iyi temennilerle iş başına gelen Devlet vekilimizin aldığı ilk kararlar arasında Hikmet Münir‘e daha pasif bir iş vermesi kararı da kendini göstermiş fakat biz o zaman hakkın er geç tecelli edeceğini umarak sükut etmiştik. Nihayet onun tekrar İzmir Radyosuna gönderilmek istenmesini kendisinin hizmetinden vazgeçilemeyeceğinin anlaşılmış olması bakımından derin bir memnunlukla karşıladık. Radyo müdürümüzün yerinde kalmasındaki isabet ayrı, Ebcioğlu‘nu kıymetini taktire avdet edişimiz yine aynıdır. Onun program müdürlüğünde yarattığı her yeni ve orijinal kompozisyon ufak değişikliklerle derhal istisnasız diğer Radyolarca taklit edilmiş, kendisini çelmelenirken eserleri ve buluşları ile amel etmek kifayetsizliği gözden kaçmamıştır. Radyo Dairesi Umum Müdürü Sayın Refik Ahmet Bey‘in Ebcioğlu‘nu taktir mevzuundaki mesmuumuz olan alakası için müteşekkiriz. Biz o fazilet ve bilgisinden esasen zerrede şüphe etmediğimiz bu muhterem zatın hamle, enerji ve tesirlerinden Basın Yayın’ı ve memleketi istifade ettirmeyişine sitemkârdık. Hikmet, İzmir’e gelmemekle belki de Basın Yayın bir şey kaybetmemiş, onu daha ileri kademelerde görevlendirmek fırsatını elde etmiştir. Bekleyeceğiz. 


Şardağ, R. (1955, Haziran 15). Basın Yayın’ın tek isabeti. Radyo Gazetesi, s. 1, 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın