Ankara’da bugünkü idare,

Ankara Radyosunun yeni müdürünü diğer idarecilerini yakından ve işlerinin başında tanıdım. Hemen haber vereyim ki bu Radyo, idare ve Radyoculuk bakımından yürümüyor. Müdür Vekili iken Müdür olduğunu haber aldığım İskender Ege, benden sonraki yıllarda benim mezun olduğum mektepten mezun olmuş cidden efendi, kibar bir arkadaş. Bunun yanında ciddi çalışmak arzusu da mevcut olduğunu hemen söylemeliyim.

Radyonun müzik şefi Erdoğan Çaplı yeni Türk musikisinde hamle yapmakla, kendi sahasında bir kıymet olmakla tanınmıştır. Onun müzik şefliği gibi çetrefil bir işte sanatkar hüviyetini harcamak, nicelerin başını yiyen bir iskemlede istihdam etmek bizce hiç de makul bir hareket değildir. 

Zira Erdoğan Çaplı gibi çapı yerinde kıymetler kuvvetlerini makamlarından almazlar, makamları kuvveti onlardan alır. Türk musikisinin bir takım kapris dalgalanmaları içinde yüzdüğünü de bildiğimiz için bu üstün sanatkarı orijinal programları ve sanatıyla baş başa bırakmayı tercih etmek lazımdır. 

Muzaffer İlkar; efendi bir insan, bir kıymettir. Fakat o Radyoda Türk musikisini bütün adalet duygusuna rağmen idare edecek cesaret ve otoriteye sahip değildir. 

Bir Radyo ki müzik şefi resmen Mesut Cemil‘dir. Fakat bu işi yevmiye ile Erdoğan Çaplı tedvir eder. O müzik şefi Türk musikisinin Muzaffer İlkar‘a, o da Suphi Ziya‘ya ciro etmiştir. Onun ise musiki müşavirliğinden anladığı tek şey Suphi Ziya eserlerini okutmak ve talebelerine seans vermek ve kendisini himaye eden devletlisi sayesinde 1108 lirayı dercep etmektir. Radyonun nazik müdürü ise bu keşmekeş içinde usulî bir nezaret vazifesini ifa etmekte ve her işi birbirine havale eylemektedir. Radyonun dış pencerelerinden hadiseleri ibretle ve teessürle seyreden üç kıymet vardır ki bunlar Halil Aksoy‘la, Necdet Varol ve Nevin Demirdöven‘dir. 

Şimdi haber alıyoruz ki İzzettin Ökte yeni ihdas ediliveren müdür muavinliğine tayin edilmiştir. İzzettin Ökte de idarecidir, ama müspet manasıyla keyfi hareketlere, kalitesiz gidişlere, tesir dalgalarına karşı haşin ve dürüst bir davranışla mukavemet ederek esmayı üzerine sıçratacak karakterde bir insan manasına idare bilmez demek istedik. En büyük tanbur ustasıdır. Son derece temiz çocuktur. Musiki bilgisi sağlamdır. Fartası fırtası yoktur, prensiplidir. Bütün temennimiz Basın Yayın Umum Müdürü’nden Ökte‘nin azami alâka görmesi ve zemini dolduran engellerin temizlenmesidir. Gelecek sayıda Radyonun ses ve saz sanatkarları üzerinde duracağız. 


Şardağ, R. (1956, Mayıs 23). Ankara’da bugünkü idare. Radyo Gazetesi, s. 1, 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın