Ankara Radyosu’nun solistlerin içinde adından bahsetmediğimiz daha bazı ümitler, kabiliyet örnekleri mevcut olmakla beraber, onların daha bir müddet tekâmül seyrini takip etmek prensibimiz olduğu için burada bu makale ile sözü bitirmek, eskilerin tabiri ile hatm-i kelâm etmek istiyoruz.
Yalnız seri makalelerimizden sonuncusunu bitirip İstanbul Radyosuna geçmeden önce görüşlerimizi bu Radyo hakkındaki temennilerimiz ve hükümlerimizi kısaltılmış olarak tekrarlamaktan da ayrıca kendimizi alamayacağız. Ankara Radyosunda idari husus zaaf içindendir. Ayrı sahada bir kıymet olduğu halde, yapamayacağı işlerin başına getirilmiş kimselerin bu Radyoda hem kendilerine yazık ettikler bir gerçektir. Radyo müdürü nazik, centilmen ve cidden de iyi niyet dolu bir arkadaştır. Fakat mevzuların hemen külliyen yabancısıdır. Kendisinin bir mürebbi ve idareci olarak otorite kurması mümkün olsa bile, ortada pek çok baş görüldüğünden, buna da muvaffak olması mümkün olmamaktadır. Müzik şef muavini Muzaffer İlkar hiçbir zaman bir Halil, bir Necdet kadar kifayetli değilse de diğerlerinin en iyisi sayılır. Bu da kibar, hatırşinas ve politik inceliklere vakıf bir arkadaşımızdır. Ama kendi salahiyetine tecavüz eden diğer idarecilerin yanında mutavaat etmekten yumuşacık mizacı dolayısıyla kendisini kurtaramamaktadır. Radyonun müzik şefliği kadrosunu Mesut Cemil doldurmakta, fakat bu kadroda yevmiye ile Erdoğan Çaplı çürütülmektedir. Bu memleket için büyük bir sanat ümidi ve kabiliyeti olan, ayrıca cazip programlar yapmada cidden muvaffak olan bu genci yapamayacağı idari bir işte çürütmeye hakkınız olmamalıdır.
Söz ve temsil yayınlarında gerçi eski raportör Ümit Demiriz‘in arkadaşı perde adına değerli bir kompetan vardır. Fakat bu kısmen başında bu beklediğimiz idareci görülmemektedir. Radyonun program şefi geçmiş yıllarda ümidimizi kamçılamış, fakat sonradan çalışmalarında duraksama, hatta biraz ciddiyetten uzak programlar tertipleme hevesi görülmüştür.
Ankara Radyosu’nun saz kadrosu birkaçı müstesna çok zayıftır. Maalesef falsosuz icra ettikleri bir tek seansa rastlamak mümkün değildir. Bu Radyoya Köprülü Fuat Bey‘in himayesi ile getirildiğine şahit olduğumuz bir Suphi Ziya Bey var ki bilmediği bir sahada kendisine fuzulen müşavirlik yaptırılmaktadır. Güzel besteleri yanında kısır bir musiki bilgisi olan bu zatın eğer idarecilik kabiliyeti varsa Radyo müdürü olması mümkündür fakat bir müzik müşaviri olması asla mümkün değildir.
Mezkûr Radyonun bize bu perişan manzara içinde sağlam temel direği olarak görünün tek bir idarecisi vardır ki, o da vakur, otoriter, adil ve sahasında rakipsiz mütehassıs olan Muzaffer Sarısözen ve korosudur. Yeni bir ümidimiz de bu çerçeve içinde başarı elde etmesini haktan niyaz eylediğim kıymetli müzisyen ve sağlam karakterli İzzettin Ökte‘dir.
Şardağ, R. (1956, Haziran 21). Ankara Radyosu üzerinde Hatm-i Kelâm. Radyo Gazetesi, s. 1, 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler…

