Ankara'da toplanan istişarî mahiyetteki toplantıdan şimdilik ümitli dönmüş bulunuyoruz. Muhterem Refik Ahmet Bey'in Basın Yayın'ın görüşlerini taktim ile başlayan toplantıda İstanbul ve Ankara'nın Radyo üzerinde görüşleri bulunan fikir ve yazı alemi mensuplarından kimseler de mevcuttu. Konuşulanların hemen hepsi şayan-ı dikkat bir yakınlıkla birbirlerini tamamlıyordu. Tam kırk dakika süren şahsî görüşlerimizin heyete katılan diğer mümtaz arkadaşların [...]
Etiket: Cenk Güray
Hani fikir, hani hisse
Günlük gazetelere bakıyorsunuz, "Efendim, mevzular aktüel olmalı!" görüşüne uyarak fikir ve sanat cepheleri en kuvvetli kalemlerin mahsullerini, dışı cazip içi boş süs eşyalarına benzemiş görüyorsunuz. Radyolardaki radyofonik temsilleri takip ediyorsunuz; halk efendimizi sıkmasın diye fikir namına zırnık kokuya rastlayamıyorsunuz. Siyasi nutukları tahlil ediyorsunuz; fikrî bir ana temelden mahrum oldukları için, üç satır yukarıda kaş yapmak [...]
Büyük Millet Meclisi’nde Radyo bahsi
Dikkat ettiniz mi? Meclis Bütçe Komisyonu'nda Basın Yayın Bütçesi konuşulurken siyasi hususlarda ne kadar tenkitler yapıldı? Ne acı konuşmalarla bütçe didiklendi. Hatta, bu arada yarım milyon liralık kısıntı yapıldığını da duymuş ve gazetelerden öğrenmiş bulunuyoruz. Fakat radyolarımızda Başvekil'in nutkunun üç saat tuttuğunu ileri sürerek hassasiyetlerini, nutku saate vurarak izhar eden muhalefet gibi, bu görüşe demokratik [...]
Bazılarının noksanı
Geçen gün İstanbul Radyosunda İrfan Doğrusöz'ü dinlerken, ne yalan söyleyeyim hem sevindim, hem de üzüldüm. Sevinç ve üzüntümün sebepleri ayrıdır. Bu genç ve münevver arkadaşın yıllardır repertuvarını piyasalaşmış ve bizi utandıracak eser koymamakta gösterdiği asil mukavemet ve cidden hayran olduğum sesinin tok vakur müessiriyeti keyfiyeti bir yana, sanatkar hayret edilecek ani tekamül gücü ile değişmiş [...]
İşte bu güzel!
Kaynak'ın eserleri Ankara Radyosunda okutulmuyor dedik. Beste okunması işi birkaç kişinin inhisarındadır dedik. Biraz gücendiler. Gücendiler, çünkü hakikat zaten acıdır. Hamit'in dediği gibi "Pür iğbirardır, yüzü gülmez hakikatin." Üstelik mizacımız icabı sert de yazdık. Ama Ankara'da idareciler, yeni öğrendik ki oturmuş, tenkitimizi mütalaa etmişler; ilk incinme hissine bir sünger çekip hakikate eğilmişler ve karar vermişler. [...]
Sert münekkit
İstanbul'da intişar eden "Tercüman", arkadaşımızın Radyo sütununda bize bu sıfat verilmiş. Geçenlerde yazdığımız bir baş yazıdan da bir paragraflık yazı almışlar. Aldıkları cümleler, Ankara Radyosu'nun hem gece vakti sokakta çırılçıplak yakalanan bir solist hanıma seans verecek kadar müsamahakar hem Nevin Demirdöven'in seansçı olarak okumasına müsamaha etmeyecek kadar kışla zihniyetine sahip olduğu hakkında kaleme alınan kısımdır. [...]
Muhterem Sarol’a ikinci mektup
Şu satırların naçiz yazarı, gerek bu gazetede, gerek diğer dergi ve günlük gazetelerde senelerce ne istemiş, ne iddia etmişse bunların büyük bir kısmı vekâletiniz zamanında gerçekleşmiş bulunuyor. Akıl için tarik bir olduğuna göre görüşler arasında bir tıpkılık var demektir. Aynı şeyleri müşterek olarak düşünmüşüz demektir. Buna çok seviniyorum. Yar ü ağyara karşı gerçekleştirdiğimiz müspet hareket [...]
Bazılarının noksanı
Geçen gün İstanbul Radyosunda İrfan Doğrusöz'ü dinlerken ne yalan söyleyeyim hem sevindim, hem de üzüldüm. Sevinç ve üzüntümün sebepleri ayrıdır. Bu genç ve münevver arkadaşın yıllardır repertuarını piyasalaşmış ve bizi utandıracak eser koymamakta gösterdiği asil mukavemet ve cidden hayran olduğum sesinin tok vakur müessiriyeti keyfiyeti bir yana, sanatkar hayret edilecek ani tekamül gücü ile değişmiş [...]
Bu Umum Müdürü neden severim?
Basın Yayın Umum Müdürlüğü'ne bugüne kadar gelen bütün umum müdürleri, ya şahsen tanımak veya çalışma ve gayretleriyle haklarında söylenen müspet veya menfi sözlere muhatap olmak suretiyle müşahede süzgecimden geçirmişimdir. İçlerinde iki kişi tanırım ki, kendileriyle daha evvel hiç bir dostluğum bulunmadığı halde haklarında hiç bir suretle tek dedikodu çıkmamıştır. Bunlardan biri Selim Sarper, diğeri de [...]
Bu genç doktoru tutacağız
İstanbul Radyosuna tayin edilen genç müdür Dr. Nevzat Atlığ'la alakalı bir mektup aldık. Eski Devlet Bakanı Sayın Dr. Mükemmel Sarol'un şahsî kaprisleriyle hareket etmesine örnek olarak verdiğimiz isimler arasında Dr. Nevzat'ın da bulunduğunu bize ikaz eden bu okuyucumuz (mektubu ve adı bizde mahfuzdur) "Ama," diyor, "Nevzat Bey kabiliyetli bir insan olabilir, iltimasla geldiği o mevkide [...]
