İlk kurulduğu günden beri Radyolarımız için ciddi çalışmalarıyla ve kaliteli vasıflarıyla ve kaliteli vasıflarıyla tanınmış olan İstanbul Radyosu’nun bu farklı görünüşüne tesir eden üç sebep mevcuttur.
İstanbul Radyosu’nun müdürü sağlam bir müzik üstadı olan Mesut Cemil Bey‘di. İltifatı ile antipatisinin hudut , samimiyet ve mesnetlerini pek kesin bilemediğimiz bu zatın engin musiki bilgisi ve radyoculuk ihtisası daima üste çıkıyor, Radyoyu ufak tefek kaprislerine rağmen iyi bir şekilde sevk ve idare ediyordu.
İstanbul Radyosunun ikinci imtiyazı Ankara’dan biraz kıymet iktisap edince kapağı İstanbul’a atan sanat kıymetlerine sahip olabilmesidir. Cemal Reşit Bey, Mefharet Yıldırım, Muzaffer Birtan, Afife Ediboğlu, merhum Şerif İçli, merhum Nuri Halil Poyraz, Vecihe Daryal, Fahire Fersan, İzzettin Ökte, Baki Süha, Faruk Yener gibi her dalda bir kıymet ve şahsiyet olmuş bulunan insanların İstanbul Radyosunda toplanması ne demektir?
İşte bu ikinci imtiyaza bir de üçüncü talih eklenmiştir. İstanbul’da Radyo müdürünün etrafından Cevdet Çağla, Refik Fersan, Münir Nurettin gibi musikimizin sayılı üstatlarının toplanması işte bu talihi teşkil ediyor.
Bugün Mesut Cemil Bey‘in ayrılışından sonra vekâleten iş başına geçen Dr. Nevzat Atlığ‘ın genç yaşı üstünde taşıdığı idareci ve zeki başı ile muvaffak olduğu işleri aksatmadan yürüttüğü bir vakıadır. Zaman zaman bizi tahrik etmek, imzasız mektuplar veya uydurma imzalarla gönderilen iftiranamelerin üzerimizde henüz hiçbir tesiri olmamıştır. Zira bu arkadaş halen eskisini aratmayan bir gayretle çalışmaktadır. Bu arada bazı hatırını kıramayacağımız salahiyetli dostlarımızdan tenkitlerine de şimdilik kulak asmıyoruz. Çünkü bizim en büyük dostumuzun hakikat olduğunu, haydi bir daha, bir daha tekrar edelim. Bir gün Dr. Atlığ arkadaşımızın hatasını gördüğümüz olursa kimsenin teşvikine muhtaç olmadan hakikate teveccüh edeceğimiz bilinmek gerektir.
Halen İstanbul Radyosunda tek tenkit edilecek cihet bazı solistlerin artık mikrofonu terketmeleri keyfiyetidir ki öteki hafta, yani iki hafta sonra, bu husus üzerinde vicdana tarafsızlığa ve hakka müstenit olarak duracağız.
Şardağ, R. (1956, Nisan 18). İstanbul Radyosu. Radyo Gazetesi, s. 1, 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Cenk Güray ve Ankara Milli Kütüphane çalışanlarına sonsuz teşekkürler…

