İstanbul Radyosu’nun en acı derdi

İstanbul Radyosu, sinesinde barındırdığı çok değerli ses ve saz kıymetlerine rağmen bu Radyonun kalitesine uymayacak bazı solistlere yer vermekle hatalı yolda yürümekte, bu tarafı ile sevimsiz olmaktadır. Bir defa, ses bakımından kalitesizlik hiç bir Radyo için tecviz edilmez ama, hususiyle İstanbul Radyosu gibi muallim ve mürşit Radyo olma avantajını Ankara Radyosundan kapmış olan öncü bir [...]

Ankara Radyosu

Şu Radyonun en eski dostlarından, 939-940 yılından bu tarafa, konferans vererek spikerlere diksiyon dersi vererek, şiir saatine hizmet ederek, edebi portreleri takdim ederek onunla iyice sevişmiş yakın dostlarındanım. Onu sanat hayatında adım adım takip etmiş, tekâmül devrelerine şahit olarak sevinmişimdir.  Bu Radyo ki, bir zamanlar Mesut Cemil, Cevdet Çağla, Cevdet Kozanoğlu, Nuri Halil Poyraz, Refik [...]

Şu nota komisyonu

Ankara'daki son istişarî toplantıdan dönüşte beslediğim ümidi karartan değilse de ona gölge düşüren bir hususta, çok önemli bir iş olan nota birliğini temin maksadıyla Ankara'da toplanan önemsiz "Nota Komisyonu"dur. İşbu komisyon Ankara'da M. Baykan dostumuz bilmekte mi bilmem, Fahri kopuz, Halil Tan, Suphi Ziya Özbekkan gibi her biri başka sahada kıymet, fakat bu alanda kendilerinden [...]

İstanbul Radyosu

İlk kurulduğu günden beri Radyolarımız için ciddi çalışmalarıyla ve kaliteli vasıflarıyla ve kaliteli vasıflarıyla tanınmış olan İstanbul Radyosu'nun bu farklı görünüşüne tesir eden üç sebep mevcuttur. İstanbul Radyosu'nun müdürü sağlam bir müzik üstadı olan Mesut Cemil Bey'di. İltifatı ile antipatisinin hudut , samimiyet ve mesnetlerini pek kesin bilemediğimiz bu zatın engin musiki bilgisi ve radyoculuk [...]

Olanlardan Muammer Baykan’ın haberi yok mu?

Ankara'da yapılan son istişarî toplantıda görüşülen meselelerin gerçekleşme safhasına çıkacağının beklediğimiz günlerde duyduğumuz iki havadis bizi bu satırları yazmaya sevk etti. Bunlardan bir tanesi, bütün Radyolardan okunmasını istemedikleri eserlerin hangileri olduğunun sorulmasıdır. Kalitesiz eserleri ayıklamak, tezatlardan kurtulmak bakımından çok yerinde bir teşebbüs saydığımız bu haber için memnuniyetimi bildirmek isterim. Ancak sonradan bu eserler, Radyoların Türk [...]

Muammer Baykan ile neler konuştuk?

Onu prensip sahibi dürüst bir insan olarak tanıdığım günden bu tarafa, hakikate mütemayil, yerinde tenkidi azimli vasıflarını da yakından tespit etmiş ve münasebeti dost ve arkadaşlık derecesine kadar karşılıklı olarak yükseltmiştik. Bu seferki buluşmamız, tecrübelerden geçmiş bir arkadaşlığın bir yıl sonraki sıcak yakınlığı içinde başladı. Radyolarımızın durumu üzerinde, her şeyden önce iki yıldır yazı yazan, [...]

Muhterem Sarol’a ikinci mektup

Şu satırların naçiz yazarı, gerek bu gazetede, gerek diğer dergi ve günlük gazetelerde senelerce ne istemiş, ne iddia etmişse bunların büyük bir kısmı vekâletiniz zamanında gerçekleşmiş bulunuyor.  Akıl için tarik bir olduğuna göre görüşler arasında bir tıpkılık var demektir. Aynı şeyleri müşterek olarak düşünmüşüz demektir. Buna çok seviniyorum. Yar ü ağyara karşı gerçekleştirdiğimiz müspet hareket [...]

Bu Umum Müdürü neden severim?

Basın Yayın Umum Müdürlüğü'ne bugüne kadar gelen bütün  umum müdürleri, ya şahsen tanımak veya çalışma ve gayretleriyle haklarında söylenen müspet veya menfi sözlere muhatap olmak suretiyle müşahede süzgecimden geçirmişimdir. İçlerinde iki kişi tanırım ki, kendileriyle daha evvel hiç bir dostluğum bulunmadığı halde haklarında hiç bir suretle tek dedikodu çıkmamıştır. Bunlardan biri Selim Sarper, diğeri de [...]

İşte noksanlar / Sayın Dr. Mükerrem Sarol’a 

İki açık mektupla, işe başlarken ve hizmetinizin devamı sırasında gösterdiğiniz başarılara ve müspet hareket ve teşebbüslerimize temas etmiştim. Bütün iyi niyetimize rağmen devamının hâlâ esef ve üzüntü ile takip ettiğimiz noksanlar da mevcuttur ki işte onlara bu yazımda hulasaten işaret edeceğim.  Bu arada bir üzüntümü de bildirmeden geçemeyeceğim. Ankara'da iken kendisine karşı derin bir sevgim [...]

Repertuar

Bu işin kıymeti üzerinde duracak değilim. Zira radyolarımızda bir iki büyük sanatkar hariç, solistlerimizin repertuar fukaralığı önemli bir mesele. Fakat bir de okunan eserlerin keyfiyeti vardır ki bu meselenin halli de galiba halledilemeyecek meselelerin arasına karışmış bulunuyor:Eserlerin klasik üslupta olması. Bu mülâhaza ile zaman zaman bilhassa İstanbul Radyosu'nda bazı süzgeç vazifesini görecek çalışmalara girişilmiştir. Bir [...]