Hani bir şarkı vardır, şair çıkar yücelere de haber sorar, her gün karşılaştığı kimseleri uyarmak için yükseklerden şöyle bir yere çıkıp seslenesimiz geliyor: Dostlar, musikimizde bir klasik şekil budalalığıdır tutturmuş gidiyorsunuz. Klasik dediğimiz bu leziz meyvenin sadece kabuklarıyla yetinmek neden? Bugünkü insanın dişlerine o kabuklar sert, tatsız geliyor; içe insenize! Meyvenin özündeki usareyi tatsanıza! Klasiği [...]
Kategori: Radyo Gazetesi
Musikimizin büyük otoritesi: Mesut Cemil Tel
Şehrimizin küçük radyosunda açılan imtihanlara mümeyyizlik etmek üzere gelen heyetin değerli müzisyen kadrosu içinde müstesna bir mevkii olan Mesut Cemil Bey'i gazetemiz adına muhabbetle selamlıyorum. Türkiye'de eğer bu gün hâlâ bir Türk müziği yaşamaktaysa, bunun yegâne amillerinden biri Mesut Cemil'dir. Memleketimizin resmi devlet radyolarında, bir takım batıyı bilir, bizi bilmez snoplara rağmen musikimiz ruhlarımıza gıda [...]
Ya o, ya bu!
İstanbul konservatuvarındaki Türk musiki bölümünün icra heyetini dolduran tanınmış sanatkarlar toptan istifa ettiler. Sebep şu: İcra heyetine mensup solistlerin radyo ve konservatuvardan başka hiç bir yerde (yani piyasada) çalışmamaları prensibini İstanbul Belediye Reisi ve Belediye Meclisi'nin kaldırması. Sinirlerinin çok kuvvetli olduğunu iyi bildiğimiz, zekâsındaki kıvraklığa da hayran olduğumuz İstanbul Belediye Reisi Sayın Gökay'ın musiki mevzuundaki [...]
Tiksininceye kadar…
Öyle sanıyorum ki, bundan 10 sene önce Ulus'un edebiyat sayfasında naçiz kalemimizle ortaya attığımız "Piyasa romancıları" yazısından kalan tek hatıra "Piyasa" sözü oldu. O günden beri kalem adamlarımızın dillerinde sık sık gezen kalemlerine dolanan bu sözün musikide ilk ortaya atıldığı tarih ne zamandır bilmem, fakat bütün dünyada olduğu gibi bir piyasa edebiyatı, piyasa musikisi, piyasa [...]
Tut kelin perçeminden
Ankara'da bir devlet konservatuvarı vardır. Orada, opera ve enstrüman kısımlarına devam edenlere bu musikinin nazari tarihi ve deha hatlarına ulaşmış olan kıymetleri öğretilir. Bu miyanda monofon devirlerin tok ses üstatlarına büyük yer ayrılır. Ama gelin görün ki klâsik ve halk musikimizin, yani bizim musikinin tarihi ve dahileri öğretilmez. Bu ne acı tezattır? "Efendim, klâsik Türk [...]
Belden aşağısı
Geçen gün sinemalarımızdan birinde geçen, hayli önemlice bir müşahedem, şu satırları bir araya getirmeme sebep oldu. Aşk hislerinin iki genç aşıkın dudaklarında teksif edildiği bir sırada şeritlerin cansız hayallerine doğru bir uğultu sulu ve tükürülecek iğrençlikle karışık bir iki ses yükselince yanımdaki zat dayanamayıp birinin saçlarından yakaladı: "Sus! Allah kahretsin, sus!". Adam bu beklenmedik darbe [...]
Hasretimiz
Garp musikisi hayatı, dinamizmi, histen ziyade aklın hükmü altında bulunan zevkleri, renk, nağme ve türlü yaşama sevinç ve hüzünlerini ifade eder. Çokseslidir. Bir anda yani lahzada bahar bahçelerinde şakıyan bin çeşit kuş misali terennümlere başlar. İnsanın iç, fakat daha ziyade dış; fert, fakat daha ziyade cemiyet halindeki dalgalanışını hikâye eder. Bu tekniği bilen, onun derinliğine [...]
İyi tanıdığım Dr. Alyot
Basın Yayın Umum Müdürlüğü vazifesine siyasi bir infisalden (ayrılma) sonra yeniden getirilen Dr. Halim Alyot'u yakından tanırım. Bir zamanlar vefa zinciri ile birbirine bağlı üç arkadaş iken hayatın umulmaz rüzgarları ile bugün birbirimizden öte şehirlerde aklımıza bile getirmediğimiz mevki ve şartlar içinde yaşayıp gitmemize rağmen kardeşim Halim Alyot'u tıpkı onun beni tanıdığı gibi yakından ve [...]
